/

http://www.buyukdoganca.eu adresine tasindik

  • Yeni Başlık Gönder
  • Cevap Gönder

Yunanistan'da ibadethaneye hakaretin cezası 3 AY

Paylaş

Dogancali
Admin
Admin

Mesaj Sayısı: 174
Yaş: 38
Nerden: Benim Cumhuriyetimden
Mesleğiniz: logistik
Hobileriniz: iilgimi çeken her şey
Kayıt tarihi: 25/04/07

default Yunanistan'da ibadethaneye hakaretin cezası 3 AY

Mesaj tarafından Dogancali Bir Çarş. 6 Şub. 2008 - 0:45


Yunanistan'da ibadethaneye hakaretin cezası 3 AY

16 Kasım 2004 tarihinde Şahin Yukarı Mahalle Camii'nde dizi çekimi bahanesiyle uygunsuz kıyafetlerle yarı çıplak bir vaziyette görülen Despina Miru, camiye ve müslümanlara yaptığı bu saygısızlığın neticesinde sadece 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Böylelikle Yunan adaleti ibadethaneye hakareti sadece 3 ay hapis ile cezalandırmış oldu.

18 Ocak 2008 Cuma günü Selanik Tek Hakimli Ceza Mahkemesinde görülen davada davalılar hazır bulunmadı. Şahin Yukarı Mahalle İmamı Sabri Köse başta olmak üzere Şahinlilerin açtığı davaya yine Şahinliler ilgi gösterdi. Bir otobüsle mahkemeye gelen Şahinliler davalarına sahip çıktı. İskeçe İl Meclis Üyelerinden sadece Gülbeyaz Karahasan ile İrfan Hacıgene mahkeme salonunda hazır bulunarak duruşmayı takip ettiler. Diğer il meclis üyelerinin davaya katılmamaları Şahinliler tarafından eleştirildi. Azınlık basınından sadece Millet gazetesi olarak duruşmayı takip ettik. Davanın avukatlığını Orhan Hacıibram yürüttü.

Duruşmada şahit olarak imam Sabri Köse ile olayın şahitlerinden Türkmen Sar isimli Şahinli soydaşımız soruları cevapladılar. Hakimin olayı çarpıtmak için sorduğu karmaşık sorular dikkat çekti. Savcı bayanın yanlı tavırları ise herkesi hayrete düşürdü.

İmam Sabri Köse cami imamı olduğunu söylemesine rağmen, olayın şahidi olmaması gerekçesiyle konuşturulmadı. Despina Miru'yu cami içerisinde yarı çıplak bir vaziyette görenlerden biri olan Türkmen Sar, olayı şöyle anlattı:

“Arabayla caminin önünden geçiyorduk. Ancak kırmızı bir araç yolu kapatmıştı. Zaten yol bir araba geçecek kadar. Bunun üzerine arabanın sahibini bulmak ve yolu açmak için arabamdan dışarı çıktım. Caminin küçük avlusunda birilerinin olduğunu gördüm. Bu esnada bu kimselerin dizi çekim ekibi olduğunu farkettim ve cami içerisinde de birilerinin olduğunu gördüm. Meraktan ne yapıyorlar diye camiye girdi. Bir de ne göreyim, bir bayan yarı çıplak bir vaziyette başka iki bayanla birlikte cami içerisinde ellerinde fotoğraf makinesi ile dolaşıyorlardı. Kendilerine bu kıyafetin doğru olmadığını ve bizim için hakaret anlamına geldiğini söyledim. Aynı şeyleri orada bulunan sayın Boyacis'e de söyledim. Ancak dediklerimi dikkate almadılar. Ben de durumu derhal Şahin karakoluna haber verdim.”

Türkmen Sar olayı anlatırken Hakim çok enteresan bir soru sordu. Despina Miru'nun cami içerisinde yarı çıplak vaziyette olmasının bizim için hakaret olup olmadığını sordu. Türkmen Sar, bunun büyük bir hakaret olduğunu söyledi. Aslında bu hakime şunu sormak gerekir. Bir kilise içerisinde birisi yarı çıplak vaziyette bulunsa bu sizin için hakaret anlamına gelmez mi? Hangi dinde olusa olsun, bu durumda bir ibadethanede bulunmak hem ibadethaneye, hem o dine hem de o dinin mensuplarına büyük bir saygısızlıktır. Bunun cezası da 3 ay hapis olmamalıdır. Ama ne acıdır ki, bu ülkede Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı sözkonusu olduğu zaman, hem kanunlar hem gerçekler türlü hallere büründürülüyor ve netice her zaman Yunanlı Hristiyanları tatmin edecek şekilde oluyor.

Biz Batı Trakya Türkleri olarak bu ülkeden sadece insan olarak yaşamayı talep ediyoruz. Dinimize ve milli kimliğimize saygılı olunmasını istiyoruz. Ancak yıllardır bu konudaki ihmaller ve haksızlıklar devam ediyor. Atılan iyi niyetli her türlü adım maalesef karşılık bulmuyor. İyi niyetimiz her zaman suistimal ediliyor. Bakalım bu gidişle nereye kadar varacağız. Bu ülkede Türk düşmanlığı ne zaman sona erecek. Bilmem kaçıncı sınıf insan muamelesi görmemiz ne zaman sona erecek. Ne acıdır ki hakim de olsa, savcı da olsa, basit bir devlet memuru da olsa, Yunanlılar bize karşı olan tavırlarında içlerinde besledikleri kin ve nefreti açığa vurmaktan kendilerini alamıyorlar. Ne kadar profesyonel olmaya çalışsalar da bunu beceremiyorlar. Önyargılı tavırlarını gizleyemiyorlar.

Netice olarak söylemeliyiz ki, Yunanistan'ın Batı Trakya dediğimiz bu bölgesinde Türkler mevcuttur. Ve burada yaşayan Yunalılar da bizlerle yaşamaya devam etmek mecburiyetindedirler. Bunun başka çaresi yoktur. Biz azınlık olarak defaatle her zaman ve her yerde açık bir şekilde bu ülkede farklı din ve ırka mensup olan insanlarla beraber yaşamaktan rahatsız olmadığımzı, tam aksine bunun bir zenginlik olarak kabul edilmesi gerektiini dile getirdik. Ancak bunu bir türlü benimsetemedik.

Batı Trakya'daki Müslüma Türk varlığı bu ülkede kabul edildiği ve gönüllere işlediği zaman, bölge şahlanacaktır. Aksi takdirde kıyamete kadar problemlerle boğuşmaya devam edeceğiz.


_________________
Ne mutlu ,Türküm diyene..
  • Yeni Başlık Gönder
  • Cevap Gönder

Forum Saati Salı 24 Kas. 2009 - 23:48