Camiler striptiz kulübü yapılmış!
1 sayfadaki 1 sayfası•
Camiler striptiz kulübü yapılmış!

Camiler striptiz kulübü yapılmış!
Türk basınında yer alan habere göre Türk Tarih Kurumu, Türkiye dışındaki kültür varlıklarının envanterini çıkarıyor. Bugün gazetesinin haber yaptığı konuyla ilgili değerlendirmelerde 5 kıtaya yayılan Türk kültür varlıkları olan camilerimiz ve türbelerimiz, içler acısı durumda olduğu ortaya çıktığı belirtiliyor. Bazıları gazino ve striptiz kulübü yapılmış.
Osmanlı Türk imparatorluğunun çöküşüyle birlikte nüfusuyla birlikte kültür varlıklarının bir bölümünü de sınırları dışında bırakmak zorunda kaldı. Ne yazık ki dışarıda kalan nüfusla birlikte kültür varlıklarına da gerektiği gibi sahip çıkılamadığı ortaya çıktı. Türk medeniyetini simgeleyen birçok kültür varlığı çeşitli ülkelerde perişan bir şekilde kaderine terk edildiği tespit edildi. Bu kültür varlığını topraklarında barındıran ülkelerin çoğunun bunları ortadan kaldırmak için her türlü gayreti sarf ettiği görüldü. Striptiz kulübü yapılan camiler, yıkılan kaleler yürek yakarken geç de olsa harekete geçildi ve Türk Tarih Kurumu bilinmeyen ve yok olmaya/edilmeye yüz tutmuş binlerce Türk varlığını bir envanter haline getirme projesi başlattı. Projede sona yaklaşıldığı belirtiliyor.
ÇOK ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA
Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu, envanter tamamlandığında herkesi çok şaşırtacak nitelikte bir dökümün ortaya konulacağını belirtti. Çalışmaları yürüten ekipte, mimar, tarihçi ve sanat tarihçilerinin yer aldığını vurgulayan Halaçoğlu, “Örneğin Bulgaristan'da 78 mimari yapı var sanılıyordu, biz 500'ün üzerinde Türk kültür varlığı tespit ettik. Çalışmalarımızda her gittiğimiz ülkede o ülkeden bir uzmanı da yanımıza aldık. Çok büyük bir medeniyeti ortaya çıkarıyoruz. Somali'den Çin'e uzanan bir medeniyet bu” dedi.
YUNANİSTAN İZİN VERMEDİ
Türk Tarih Kurumu, 2003 yılında başlattığı Türk Kültür Varlıkları Envanteri çalışmasında ortaya çıkan sonuçlar, bir yandan Osmanlı Türk medeniyetinin ihtişamını, bir yandan da Türkiye dışında bırakılan kültür varlıklarımızın nasıl perişan bir halde olduğunu ortaya çıkarmış bulunuyor. Avrupa'dan Orta Asya'ya, Afrika'dan Uzakdoğu'ya kadar çok geniş bir coğrafyada yer alan ülkelerin önemli bir bölümündeki çalışmalar tamamlanmış durumdadır. Türk yetkililer, bugüne kadar Türkiye'ye izin vermeyen tek ülkenin Yunanistan olduğunu belirtiyorlar. Yunanistan, 5 yıldır yapılan bütün başvurulara rağmen, Türkiye'den uzmanların tarihi ve kültürel varlıkları araştırmasına izin vermedi.
Balkanlar ve Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'da birçok ülkede çalışmalar bitirildi ve envanter hazırlandı. Kafkasya çalışmaları başladı, İran ve Hindistan ile anlaşma yapıldı. Çalışmalarda Türklere ait binlerce mimari ve kültürel yapı tespit edildi. Çok büyük bölümü Türkiye'de de kayıtlarda bulunmayan bu eserlerin fotoğrafları çekildi, ölçüleri alındı, modelleri yapıldı. Bir çok eserin lokanta ya da gazinoya dönüştürüldüğü tespit edildi. Camilerin içler acısı durumu fotoğraflandı.
Çalışmaya göre Makedonya ve Bosna, Türk eserlerine en fazla sahip çıkılan ülkeler. Bulgaristan'da striptiz kulübü yapılan camiler bile var. Suudi Arabistan'da doğru dürüst bir tek Hicaz demiryolunun Medine'deki istasyon kaldı. Bazı Vahabi vakıflarının Balkanlar'daki Türk eserlerini bile tahrip ettiği belirlendi.
Bu konuda izin vermeyen tek ülkenin Yunanistan olması Batı Trakya Türkleri için şaşırtıcı değildir. Zira Yunanistan'da yaşayan Batı Trakya Türkleri Yunanistan'ın ve Yunanlıların büyük bir fanatik çoğunluğunun Türk olan her şeye karşı olduklarını bilmektedirler. Proje çerçevesinde yapılan araştırmalarda Türk kültür varlığının en çok tahrip edildiği ülkelerden birinin Bulgaristan, diğerinin de Arabistan olduğu anlaşılmaktadır. Vahhabî Araplar Osmanlı Türk kültür varlığına karşı bir İngiliz kafasıyla saldırmakta ve tarihî eserleri yok etmektedirler. Mekke'yi korumak için yaptırılan Ecyad Kalesi'nin yakın tarihte nasıl yerle bir edildiği görülmüştü.
Bulgaristan ise Yunanistan ve Sırbistan ile birlikte Osmanlı Türk varlığına karşı en çetin çatışmalara giren ve hâlen dahi en fanatik Tür karşıtlarını bünyesinde barındıran ülkelerdendir. Yapılan araştırmalar, Bulgaristan'da Osmanlı'dan kalma Türk kültür eserlerinin perişanlığını ortaya koymaktadır. Camiler ve türbeler gazino ve striptiz kulübü yapılmış.
Yunanistan ise Türk kültür varlığının tespiti için izin dahi vermemektedir. Çünkü izin verilmesi durumunda yapılan kültürel soykırımın boyutları gün yüzüne çıkacaktır. Bu kültürel kıyımın kendini tüm vahşetiyle ortaya gösterdiği yerlerden biri Selânik şehridir. Bir zamanlar minareleriyle bir maneviyat şehrini andıran Selânik'te bugün camilerin ve minarelerin yerinde yeller esiyor. Cami, medrese, türbe ve hanların çoğu ortadan kaldırılmış, bazıları kiliseye dönüştürülmüştür. Birçoğu da bugün bar, pavyon, sinema ve kafeterya olarak faaliyet göstermektedir.
Yunanistan'daki kültürel soykırımın sırıttığı bir başka bölge de Batı Trakya'dır. Yapılan küçük bir araştırmada kıyıma uğramış eserler hemen göze çarpmaktadır.
Ne mutlu ,Türküm diyene..






