/

http://www.buyukdoganca.eu adresine tasindik

    Azınlık direniyor, hükümet bildiğini okuyor

    Paylaş

    PrOmEte
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı: 169
    Yaş: 38
    Nerden: Büyük Dogancadan
    Mesleğiniz: logistik
    Hobileriniz: ::)
    Kayıt tarihi: 25/04/07

    default Azınlık direniyor, hükümet bildiğini okuyor

    Mesaj tarafından PrOmEte Bir Çarş. 23 Ocak 2008 - 23:48



    Vakıf yasa tasarısı tüm girişimlere rağmen hiçbir değişikliğe uğramadan komisyondan aynen geçti. Milletvekili Hacıosman azınlığın taleplerinin dikkate alınmasını talep etti.
    15 Ocak Salı günü Kamu Düzeni ve Adalet Bakanlığı Komisyonu toplandı. Toplantıda “Batı Trakya'daki Müslüman Azınlığa ait vakıf mallarının yönetim ve idaresi” konulu kanun taslağı görüşüldü. PASOK Partisi Rodop Milletvekili Ahmet Hacıosman söz alarak kanun taslağı ile ilgili görüşlerini dile getirdi. Oturumun başında Rodop Milletvekili, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği temsilcilerinin de görüşlerinin alınmasını istedi.

    Ahmet Hacıosman komisyonda bir konuşma yaparak, azınlığımızın yasa tasarısı ile ilgili endişelerini ve sakıncalı hususları dile getirdi. Ancak tüm girişimlere rağmen komisyonun YDP'li üyeleri milletvekilimizin taleplerini dolayısıyla azınlığımızın taleplerini dikkate almadan Vakıf yasa tasarını aynen kabul ettiler. Tasarının önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmesi bekleniyor.

    Milletvekili Ahmet Hacıosman'ın komisyondaki konuşmasını aynen yayınlıyoruz:

    “Sayın Başkan, sayın Bakan, öncelikle şunu belirtmek isterim ki, eğer yasa taslağındaki bazı maddeler aynen kalmaya devam ederse, benim oylama sırasındaki tutumum negatif olacaktır. Sayın Başkan, değerli arkadaşlar, Trakya'daki azınlık 1964 yılından bu yana Vakıf İdare Heyeti şeçimlerinin yapılmasını beklemektedir. 1964 diyorum çünkü en son vakıf idare heyeti seçimleri bu tarihte yapılmıştır.

    Bugün görüşmekte olduğumuz yasa taslağı, Vakıf İdare Heyeti seçimlerinin yapılmasını öngörmekte, bununla birlikte vakıfların korunması ve daha iyi bir yönetim için güvence vermemektedir. Halbuki önce Başbakan, 2004 seçimleri arefesinde, ardından Dışişleri Bakanı, 2007 Şubat ayında, Komotini'de bu yönde açıklamalarda bulunmuşlardır.

    Nihayetinde bugün pek çok noktada İslami yasalara, Lozan gibi, uluslararası anlaşmalara aykırı olan bir vakıflar yasa taslağından söz etmekteyiz. Bu, azınlık fertlerinin görüşlerini göz önünde bulundurmadan hazırlanmış bir yasa taslağıdır ve uygulanması durumunda korkarım azınlığın toplu tepkisine neden olacaktır.

    Daha net bir şekilde ifade etmem gerekirse, 2. maddede vakıfların tanımı yapılmaktadır. Tanımda eğitim kurumlarına yer verilmemektedir. Dolayısıyla vakıflar eksik tanımlanmakta ve bunun düzeltilmesi gerekmektedir. Aynı şekilde 3. maddenin 4. paragrafına vakıf gelirlerinin bir bölümünün okulların yapımı ve onarımı için ayrılması gerektiği ifadelerinin ilave edilmesi gerekmektedir, aynı şekilde camilerin yapımı ve onarımı için de.

    3. maddenin 4. paragrafında gayrı menkullerin ucuza satıldığından bahsediliyor, ki böyle bir şey İslam Hukuku'nda kati bir şekilde yasaklanmaktadır. Her halükarda vakıf mallarının ucuza satılması, İslam Hukuku'na aykırıdır, dolayısıyla bu ifadenin düzeltilmesi gerekmektedir.

    10. maddenin tamamen gözden geçirilip düzeltilmesi gerekmektedir. Öncelikle ben 1. paragrafla ilgili olarak Vakıf İdare Heyeti üye sayısının beşten onbire çıkarılmasını, 17. madde ile ilgili olarak ise, daha iyi bir idare için, üyelerin görev süresinin üç yıldan dört yıla çıkarılmasını öneriyorum.

    Biraz 10. maddenin 2. paragrafı üzerinde duralım, zira burada vakıflar idaresine önemli bir dış müdehale söz konusudur. Bölge Genel Sekreteri'ne, Ksanthi, Komotini ve Didimotihos Belediyesi sınırları içindeki vakıflar için özel Vakıf İdare Heyeti atama yetkisi vermektedir. Giriş Raporu'nda, bu paragraf la ilgili hiç birşey belirtilmiyor. Madem Vakıf İdare Heyetleri seçim ile belirlenecek, o zaman Bölge Genel Sekreteri'nin özel heyet tayin etmekteki amacı nedir? Vakıflarda bölünme, yönetimde sorunlar oluşacaktır. Bu paragrafın çıkarılması gerekiyor.

    11. maddede seçim sistemi ve seçimlerin yapılış şekli belirtilmektedir. Ortak Bakanlar Kararı'nda seçimlerin şekli ile ilgili yapılması gereken uygulamalar belirlenmektedir. Acaba kanun koyucunun bundan kastı nedir? Söz konusu Ortak Bakanlar Kararı'nın içeriği ne olacak? Bu konunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

    14. maddedin 2. paragrafında Vakıf İdare Heyeti'nin artan yıllık gelirinin faiz karşılığında banka hesabına yatırılması öngörülmektedir. İslam Hukuku faize karşıdır ve bunu kati bir şekilde yasaklamaktadır. Bu ifadenin faizsiz banka hesabı olarak değiştirilmesini öneriyorum.

    16. maddenin 2. paragrafının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. İdari kararlara uymayanlar sıfatlarını kaybedeceklerdir ifadesinden kasıt nedir. Hangi idari kararlardan söz ediyoruz? Bu ifadenin de ayrıca açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Aynı şekilde 19. maddenin de yeniden gözden geçirilmesi veya iptal edilmesi gerekmektedir. İslam Hukuku'na göre, eğitim, dinin ayrılmaz bir parçasıdır. Trakya'daki azınlık okullarının %99'unun cami avlularında olduğunu gözünüzden kaçırmamanız gerekir. Bugüne kadar yapılan bütün bağışlar, vakıf okullarını da içerir. Eğer vakıf okulları vakıflardan ayrılırlarsa o zaman esasında vakıf kalmaz. Bu maddenin uygulanması durumunda vakıf malları dağılıp parçalanacaktır. Aynı madde temelinde Vakıf Okulları kurulmakta ve bunlar Encümen Heyeti tarafından denetlenmektedir. Encümen Heyetleri sadece öğrenci velileri tarafından seçilir ve Bölge Genel Sekreteri tarafından görevlendirilir. Encümen Heyeti'nin yetkilerine ayrıca mal satımı da eklenmiştir. 19. maddenin iptal edilmesi ve vakıf okullarının vakıflar bünyesine alınması gerekmektedir.

    21. maddede vakıfların mülkiyet rejimi belirlenmektedir. Burada vakıflarla ilgili belirsizliklerden bahsediliyor. Hangi belirsizlikler? Mülkiyet rejimi ile ilgili bir belirsizlik yoktur. Devlet 84 seneden bu yana var olan temellük unsurlarını kabul etmek zorundadır. Hiç kimse yasa tasarısı doğrultusunda bir heyet kurarak, ki bu heyette devletin atayacağı üç kişi ve vakıf idare heyetinden iki kişi yer alacak, bunlardan kuşku duyamaz.

    Son olarak ASEP ilanlarında azınlık fertleri için binde beş kontenjan uygulamasının geçerli olmasını öngören 23. madde ile ilgili son bir eleştiri yapmak istiyorum. Dışişleri Bakanı bu önlemi açıkladığı zaman azınlık mensupları bunu pozitif bir ayrım olarak kabul etti. Fakat sonunda bu negatif bir ayrıma dönüştü.
    Kontenjan hakkının Rodop, Evros ve Ksanthi bölgelerini konu alan ilanlar için olmasını talep ediyorum.

    Değerli arkadaşlar 2003-2007 yılları arasında Rodop vali yardımcılığı görevini yerine getirdim. Rodop nüfusu 50-50'dir. Rodop Valiliği'nde azınlıktan sadece bir memur çalışıyor. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Soruyorum sizlere! Bizler de Yunan vatandaşıyız, bu bölgeye, bu vatana aitiz.

    Esasında yasa taslağının aynen kalması durumunda vakıflar için daha iyi bir yönetim ve idare sağlanmış olmuyor, hele de azınlığın 1964 yılından beri Vakıf İdare Heyeti seçimlerinin yapılmasını beklediği bir süreçte. Eğer yasa taslağı bugünkü şekli ile kalmaya devam ederse vakıflarımızın yönetiminde yeni sorunlar doğuracaktır.

    Sayın Bakan, ilgili yasa taslağını sunmazdan önce neden azınlık kurum ve temsilcilerinin görüşlerini almadığınızı merak ediyorum. Geçmişte olduğu gibi komisyon neden azınlık yetkilileri ile görüşmedi? Neden azınlık milletvekillerinin görüşleri alınılmadı? Tüm bu nedenlerden dolayı, sayın Bakan sizden, yasa taslağını yeniden gözden geçirmenizi ve tekrar tartışmaya sunmanızı istiyorum.”

      Forum Saati Salı 24 Kas. 2009 - 23:46