29 Ocak olayları bu ülkenin bir ayıbıdır
1 sayfadaki 1 sayfası•
29 Ocak olayları bu ülkenin bir ayıbıdır

29 Ocak olayları bu ülkenin bir ayıbıdır
29 Ocak 1988 yılında Gümülcine'de meydana gelen ve adını tarihe “29 Ocak Olayları” olarak yazdıran bu gün, biz batı Trakya Türkleri için Milli Direniş Günü olarak tarihe geçmiştir.
Batı Trakya Türkleri'nin milli kimliği ve Türklüğünü haykırmak amacıyla sokaklara döküldüğü bu günde birçok soydaşımız fanatik Yunanlıların saldırılarına maruz kalarak yaralanmış, dükkanlar yağmalanmış, karakollarda dövülmüş ve bu hadiseler Yunanistan'ın demokrasi karnesine bir leke olarak işlenmiştir.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu'nun organizasyonu ile her yıl gerçekleştirilen 29 Ocak anma toplantısı bu yıl da Gümülcine Türk Gençer Birliği'nde gerçekleşti. Toplantıda Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, dönemin Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Arif Hüseyin, Sabık Milletvkili İsmail Rodoplu ve dönemin Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Cahit Aliosman söz alarak duygu ve düşüncelerini ve yaşadıklarını dile getirdiler.
Danışma Kurulu Başkanı İbrahim Şerif yaptığı açılış konuşmasında 29 Ocak olaylarının sadece birkaç kişiye mal edilemeyeceğini, bu anlamlı günde tüm Batı Trakya Türkleri'nin büyük katkısı olduğunu ve bu mücadelenin herkesin katkısıyla gerçekleştirildiğini dile getirdi. 29 Ocak 1988 günü yaşadığı bazı olaylardan örnekeler veren İbrahim Şerif şu benzetme ile konuşmasını tamamladı:
“Şair Mehmet Akif'e sormuşlar; Bir daha İstiklal marşı yazmanız gerekirse yazar mısınız? Akif'in cevabı şu olmuş; Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın. Ben de diyorum ki; Allah Batı Trakya Türklerine bir daha 29 Ocak'ları yaşatmasın”
İbrahim Şerif'in konuşmasının ardından 29 Ocak olaylarını bizzat yaşayan ve bu olaylarda yaralanarak hastaneye kaldırılan soydaşlarımıza plaketler verildi. Daha sonra 29 Ocak olaylarını yaşayan ancak şu anda aramızda olmayan soydaşlarımız için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.
Ardından diğer konuşmacılar 29 Ocak olayları ile ilgili anılarını, duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.
Törende T.C. Gümülcine Muavin Konsolosu Özkan Duman, İskeçe Müftüsü Ahmet Mete, Rodop Vali Yardımcıları Sibel Mustafaoğlu ve Mehmet Devecioğlu, İskeçe Vali Yardımcısı Türkeş Hacımemiş, sabık milletvekilleri Galip Galip ve İlhan Ahmet, Gümülcine Belediye Başkan Yardımcısı Ali Ali, Süper Vali adayı Gülbeyaz Karahasan, Rodop ve İskeçe İl Meclis Üyeleri, Belediye Başkanları ve Nahiye Müdürleri hazır bulundular. Kalabalık bir soydaş topluluğun da toplantıyı izledi.
Toplantıda 29 Ocak olayları ile ilgili anılar anlatılırken duygulu anlar yaşandı. Özellikle kendisine plaket verilen ve 29 Ocak olaylarında karakolda dövülen bir soydaşımız duygu ve düşüncelerini ifade ederken, Batı Trakya Türkleri'nin haklarının halen verilmediğini ve her zaman 29 Ocak olaylarını tekrar yaşamaya hazır olmamız gerektiğini dile getirdi.
29 Ocak münasebetiyle Kurum ve kuruluşlarımız birer açıklama yaparak 20. yılını andığımız bu günün Batı Trakya Türkleri'nin insan hakları ihlallerine verdiği onurlu bir mücadelenin miladı olduğu dile getirildi. Yayınlanan duyuru ve açıklamalarda 29 Ocak 1988'de Batı Trakya Tükleri'nin mücadelesini verdiği haksızlıklaın büyük bir bölümünün halen devam ettiğinin altı çizildi.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu'un 29 OCAK Açıklaması
“20. yılında 29 Ocak Toplumsal Dayanışma ve Direniş Günü”
29 Ocak 1988, Batı Trakya Türk Azınlığı için Türk kimliğinin ve Yunan vatandaşlığına sahip olmanın bilinciyle hareket ederek kendisine yapılan insan ve azınlık hakları ihlalini dünya kamuoyuna haykırdığı gündür. Derneklerinin isimlerinde “Türk” kelimesi bulunduğu için kapatılmasına, öz benliğinin inkarına dayanamayan Batı Trakya Türkü 29 Ocak 1988 yılında haksızlıklara “DUR” diyerek tüm dünyaya “TÜRKÜM” diye haykırmıştır. Bu nedenle dövülmüş, her çeşit maddi ve manevi baskıya maruz kalmış; fakat hiçbir zaman Türklüğünden taviz vermemiş ve daima soğukkanlılığını koruyup Yunan vatandaşlılığının bilincinde hareket etmiştir.
Batı Trakya Türkleri için tarihte bir dönüm noktası olarak kabul edilen 29 Ocak, toplumsal mücadelenin kadın ve erkek, köylü ve kentli tek yürek halinde hareket ederek “TÜRK” kimliklerini ve bu kimliğin hiçbir güç tarafından değiştirilemeyeceğini dünyaya haykırdığı gündür. Batı Trakya Türkleri, 29 Ocak 1988 tarihinde yıllardan beri maruz kaldığı değişik haksızlıklara ve baskı politikalarına hep bir ağızdan hayır demiş ve Yunan yetkililerince inkâr edilen “TÜRK” benliğine sarılarak, haklarından en ufak bir taviz vermeyeceğini tüm dünyaya gür sesiyle haykırmıştır.
29 Ocak 1990 tarihinde farklılığa tahammülü olmayan, hoşgörüsüz ırkçı kesim planlı bir hareketle Batı Trakya Türklerine saldırmış, maddi ve manevi zararlar vermiştir. Bu zararlar hâlâ tazmin edilememiştir.
29 Ocak'ın 20. yılında Batı Trakya Türk Azınlığının etnik kimliği hâlâ inkâr edilmekte ve temel hak ve özgürlüklerinin engellenmesi devam etmektedir. Vakıflar yasası kısa bir süre önce meclis gündemine gelmesine rağmen hâlâ Azınlığın görüş ve fikirleri hiçe sayılmaktadır. Müftülük makamları işgal altındadır ve Batı Trakya Türklerinin inanç özgürlüğüne vurulan darbe devam etmektedir. Türk Azınlığın eğitim alanındaki ihtiyaçlarına yıllardır gözünü kapayan yetkililer, azınlık eğitiminin özerk statüsünü her geçen gün delmeye devam etmektedir.
Batı Trakya Türk Azınlığı, 29 Ocak 1988'i her türlü kısıtlama ve insan hakları ihlallerine karşı verdiği onurlu mücadelenin milâdı olarak anmaya devam edecektir.
Batı Trakya Türk Azınlığı, Yunan Devlet Yetkililerinin Yunan Demokrasi tarihinin kara bir lekesi olan insanlık dışı ve haksız uygulamalardan vazgeçmesini talep etmeye devam edecektir.
20. Yılında “29 Ocak Toplumsal Dayanışma ve Direniş Günümüzü” ve 20 yıl önce bu mücadeleyi veren tüm soydaşlarımızı saygıyla anıyoruz.
BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI DANIŞMA KURULU
Ne acıdır ki aradan 20 yıl geçmesine rağmen milli kimliğimiz halen kabul edilmemekte, isminde Türk kelimesi olan hiçbir şey bu ülkede kabul görmemektedir. Buna bir yenisi de eklenmiştir. Artık isminde AZINLIK kelimesi olan derneklerin de kurulmasına izin verilmiyor. Burası demokrasinin beşiği mi? Burası Yunanistan mı?
Ne mutlu ,Türküm diyene..






